KOSGEB’in KOBİ’lere Destek Projesi Başvuruları 2 Mayıs’ta Sona Eriyor

KOSGEB’in KOBİ’lere Destek Projesi Başvuruları 2 Mayıs’ta Sona Eriyor

KOSGEB’in KOBİ’lere işletme başına 1 milyon liraya kadar destek sağladığı ‘İmalat Sanayi Sektöründe Dijitalleşme’ projesine başvurular 2 Mayıs’ta sona erecek.

Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığının (KOSGEB) KOBİ’lere işletme başına 300 bin lirası geri ödemesiz, 700 bin lirası teminat karşılığı geri ödemeli olmak üzere toplam 1 milyon liraya kadar destek sağladığı “İmalat Sanayi Sektöründe Dijitalleşme” projesine son başvurular 2 Mayıs’ta sona eriyor.

KOSGEB’in sanayide dijitalleşmeyi desteklemeye yönelik yeni hibe ve kredi desteğinin, hem teknoloji şirketleri hem de sürdürülebilirliğini ve rekabet gücünü artırmak isteyen KOBİ’ler için önemli avantajlar sunduğu belirtilirken, 1 milyon liraya kadar destek verilecek proje çağrısında yerli teknoloji kullanımının, projelerin değerlendirme sürecinde olumlu yönde dikkate alınacağı vurgulanıyor.

YERLİ TEKNOLOJİ KULLANIMI AVANTAJ

Yerli teknoloji geliştiricileriyle sanayi sektörü arasında etkileşim oluşturmayı hedefleyen proje çağrısı kapsamında dijital dönüşümlerinde yerli teknolojilerden yararlananların destek ödemelerinde ve değerlendirme süreçlerinde avantajlı olacağı belirtiliyor.

Çağrıda, altı dijital teknolojinin üretim ve ilişkili iş süreçlerine adapte edilmesinin destek kapsamında değerlendirileceğine dikkat çekiliyor. Desteklerden yararlanmak isteyenler için “Büyük Verinin Analitik Yöntemlerle İşlenmesi ve İmalat Sanayiinde Kullanımı” başlığı altında Logo’nun “Logo Mind Insight İş Analitiği” çözümü kullanılabiliyor.

“İŞ ANALİTİĞİ ÇÖZÜMÜMÜZ KOBİ’LERİN HİZMETİNDE”

Logo Yazılım Kanal ve Satış Operasyonlarından Sorumlu İcra Kurulu Üyesi Akın Sertcan, konuya ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:

“Veri günümüzde işletmelerin elindeki en önemli değerlerden biri. Zaman ve nitelikli bilgi ekseninde yaşanan yoğun rekabetin galibi olmak ancak verinin doğru işlenmesiyle mümkün. İşletmeler için bu anlamda iş analitiği çözümleri çok önemli. Bu konunun KOSGEB’in KOBİ’lerin dijitalleşmesini destekleyen proje çağrısında öncelik verdiği konular arasında yer alması da bunun işaretlerinden biri. Bu çağrının diğer bir önemli yanı ise proje seçim aşamasında yerli teknoloji kullanımını bir avantaj olarak konumlandırması. 35 yıldır işletmelerin verimliliği ve karlılığını artırma hedefiyle yerli mühendisler tarafından kurumsal yazılımlar geliştiren Logo Yazılım olarak iş analitiği çözümümüz Logo Mind Insight ile tüm KOBİ’lerin hizmetindeyiz. Dijital dönüşüm süreçlerinde veriyi bilgiye dönüştürerek stratejik, operasyonel ve taktiksel kararları hızlı ve doğru şekilde almak isteyen tüm işletmelere bu süreçte destek sağlamaktan büyük mutluluk duyuyoruz.”

Melih Gökçek’ten Mansur Yavaş’ın Açıklamasına Yanıt: Zararlar Mustafa Tuna Döneminden

Melih Gökçek’ten Mansur Yavaş’ın Açıklamasına Yanıt: Zararlar Mustafa Tuna Döneminden

Ankara Büyükşehir Belediye eski Başkanı AK Partili Melih Gökçek, belediye şirketlerinin zarar etmesiyle ilgili yaptığı açıklamada kendisinden sonra gelen eski Belediye Başkanı AK Partili Mustafa Tuna’yı sorumlu tuttu.

Ankara Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Melih Gökçek, belediyedeki zararın kendisi döneminde değil, kendisinden sonra başkanlığa getirilen Mustafa Tuna döneminde olduğunu savundu.

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın zarar eden belediye şirketlerini tasfiye edeceğini açıklamasının ardından eski Başkan Melih Gökçek, sosyal medya hesabından paylaşımda bulundu.

“TUNA YÖNETİMİ ZAAFI NEDENİYLE OLUŞMUŞTUR”

Yavaş’ın asıl amacının belediyelerden işçi çıkarmak olduğunu iddia eden Gökçek, zararın kendisi döneminde değil, kendisinden sonra başkanlığa getirilen Mustafa Tuna döneminde olduğunu savundu. Gökçek, şunları kaydetti: “Son dört yılına ait kâr-zarar hesaplarına bakalım. Melih Gökçek dönemi: 2015’te 109 milyon, 2016’da 21 milyon, 2017’de 64 milyon kâr. Mustafa Tuna dönemi: 2018’de 90 milyon zarar. 2018 dönemi zararı, Tuna yönetimi zaafı nedeniyle oluşmuştur.”

Gökçek’in tweetleri;

Emeklilikte Yüksek Maaş Almanın Yolları Neler? İşte Tüm Detaylar

Emeklilikte Yüksek Maaş Almanın Yolları Neler? İşte Tüm Detaylar

Çalışırken sigorta primleriniz ne kadar yüksek yatırılırsa o kadar yüksek maaş alınıyor ancak bazı kıstaslar maaşların düşmesine neden olabiliyor. İşte emeklilikte yüksek maaş almanın yolları…

Milyonlarca çalışan emekli olma hayali kuruyor. Emekli olmak isterken maaşlarının da iyi olmasını istiyorlar. Yıllar boyunca çalışmak prim gün sayısının fazla olması yüksek emekli maaşı almak için yeterli olmaz. Bugün asgari ücret ve biraz üzeri maaş alanlar istedikleri kadar uzun çalışsınlar emekli maaşları düşer. Önemli olan prime esas kazancın yüksek gösterilmesi. Peki emeklilikte yüksek maaş almanın yolu nedir? İşte tüm detaylar…

YÜKSEK EMEKLİ MAAŞI İÇİN SON 7 YIL ÖNEMLİ

Emekli maaşı bağlanırken, kişinin işçi mi, Bağ-Kurlu mu, memur mu; hangi statüde çalıştığına da bakılıyor. Burada kişinin son 7 yılda hangi statüde çalıştığı önemli. Son 7 yılda, yani 2 bin 520 gün, kişi hangi statüde çalışmışsa emekliliği de o statüye göre oluyor ve emekli aylığı da buna göre belirleniyor. 7 yılla da kasıt, son prim ödeme tarihinden önceki fiili hizmet yılı. Örneğin, son 7 yılda Bağ-Kurlu çalışılmışsa bu statüden emekli olunuyor.

Peki, son 7 yılda iki farklı statüde; hem Bağ-Kurlu hem de SSK’lı çalışılmışsa ne olacak? O zaman da son 3,5 yıl, bin 261 gün, hangi statüde iseniz, oradan emekli olacaksınız. Örneğin, son 7 yıl hem SSK’lı hem de Bağ-Kurlu olarak çalıştınız, ancak son 3,5 yıl SSK’lıydınız; emekliliğiniz SSK’dan olacak ve buna göre maaş bağlanacak. Ancak 1 Ekim 2018’den sonra ilk kez sigortalı olanlarda durum değişiyor. Bu tarihten sonra sigorta olanlar için son 7 yıl kuralı geçerli değil, tüm çalışma süresine bakılarak emekli olunuyor. Burada da en fazla hangi statüde çalışılıp, prim ödenmişse emeklilik şartları da o statü üzerinden oluyor. Bu da alınacak emekli maaşını, emeklilikte alınacak zamları ve ikramiyeleri etkiliyor.

KİMLERİN EMEKLİ MAAŞLARI DÜŞÜYOR?

Sosyal güvenlik kurumuna ne kadar yüksek ücret bildirilip, ne kadar yüksek prim ödenirse emekli aylığı da o oranda yüksek oluyor. Bugün asgari ücret ve asgari ücretin biraz üzerinde maaşla çalışanlar emekli olmayıp, yüksek maaş alabilmek için daha fazla çalıştıklarında; maalesef emekli maaşları düşer. Ne kadar düşer derseniz? Her ay 1-3 lira arasında azalır.

Neden düşer diye sorarsanız? Aylık bağlama oranları düştükçe emekli aylığı da düşer de ondan. Ancak asgari ücretin iki-üç katından fazla maaş alanlar emekli olmayıp, ne kadar uzun süre çalışırlarsa emekli maaşları da artar.

Örnekle anlatayım: 2 bin 520 lira ile 5 bin lira arasında maaş alanlar, emeklilik şartlarını yerine getirip de çalışmaya devam ederlerse, emekli aylıkları azalır. Ama bugün aylık 8 bin liranın üzerinden maaş bildirenler, emekli olmayıp, çalışmaya devam ederlerse emekli aylıkları da çalıştıkları süre kadar artar. Hele ki, tavandan sigorta bildirimi yapanlar (2019 için SSK tavanı 19 bin 188 lira) çalışmaya devam ederlerse aylık 20 liranın da üzerinde emekli aylıkları yükselir.

Sözün özü, eğer asgari ücret ve iki katı üzerinde aylık maaş alıyorsanız ve maaşınızı tavandan gösteremiyorsanız uzun süre çalışmanın faydası yok aksine zararı var. Ama yok yüksek maaş alıyorsanız ve sigorta bildirimini de tavandan yapıyorsanız emekliliğiniz gelse de çalışmaya devam edebilirsiniz.

YÜKSEK EMEKLİ MAAŞI ALMANIN ŞARTLARI NEDİR?

1- Sosyal güvenlik kurumuna prime esas kazancın yüksek bildirilmesi gerekiyor.

2- Mümkünse prime esas kazancınızı tavandan bildirin.

3- Ücreti yüksek olup da bordrosunda asgari ücretli ya da düşük gösterilenlerin emekli maaşı düşer.

4- Prim, ikramiye gibi ek ödemelerin prime esas kazanca eklenip, gösterilmesi gerekiyor.

5- Birden fazla yerde sigortalı çalışmak prime esas kazancı artıracağından emekli maaşına da olumlu katkı sağlar.

6- SSK’lı emekli olmak Bağ-Kurlu ya da tarım Bağ-Kurlu statüsünde emekli olmaktan daha avantajlı.

7- Emeklilik öncesi son 3,5 yıl önemli. Farklı sosyal güvenlik statülerinde çalışsanız da son 3,5 yılda tavandan kazanç bildirip, SSK’dan emekli olursanız maaşınız artar.

8- Kadınlar için doğum, erkekler için askerlik ve yurt dışı borçlanmaları sosyal güvenlik tavanı üzerinden yapılırsa emeklilik maaşına olumlu etki yapar. (Takvim)

.

Çalışan Anneye Yarım Mesai Tam Maaş

Çalışan Anneye Yarım Mesai Tam Maaş

Doğum izinlerini kullanan anneler, belli bir süre de yarı zamanlı çalışıp tam maaş alabiliyor. Hatta evlat edinmelerde erkekler de bu imkandan yararlanabiliyor. Yarım gün çalışıp da tam maaş almanın bazı şartları bulunuyor. İşte konu hakkında tüm detaylar…

Doğum izinleri sonrasında anneler için yarım çalışma imkanı bulunuyor. Anneler çocuk sayısına göre belli sürelerle haftanın yarısında çalışıp tam maaş alabiliyor. Çalışılan sürenin ücretini işveren, çalışılmayan sürenin ücretini ise asgari ücret üzerinden İŞKUR ödüyor. Doğum sonrası analık hali izni bitiminden itibaren kadın işçi ile 3 yaşını doldurmamış çocuğu evlat edinen kadın veya erkek işçiler yarım çalışma ödeneğinden faydalanabilir.

ŞARTLARI NELERDİR?

– İşçinin adına doğum veya evlat edinme tarihinden önceki son 3 yılda en az 600 gün süre ile işsizlik sigortası primi bildirilmiş olması,

– Haftalık çalışma süresinin yarısı kadar fiilen çalışılması,

– Analık hali izninin bittiği tarihten itibaren 30 gün içerisinde en yakın İŞKUR birimine doğum ve evlat edinme sonrası yarım çalışma belgesi ile başvuruda bulunulması.

BAŞVURU NASIL YAPILIR?

Analık hali izninin bittiği tarihten itibaren 30 gün içerisinde en yakın İŞKUR birimine doğum ve evlat edinme sonrası yarım çalışma belgesi ile başvuruda bulunulması gerekmektedir. Mücbir sebepler dışında, başvuruda gecikilen süre doğum veya evlat edinme sonrası yarım çalışma ödeneği almaya hak kazanılan toplam süreden düşülerek ödeme yapılmaktadır.

NASIL HESAPLANMAKTADIR?

Doğum ve evlat edinme sonrası yarım çalışma ödeneğinin günlük miktarı, kişinin çalıştığı işte aldığı ücret ne olursa olsun, günlük asgari ücretin brüt tutarı kadardır. Yarım çalışma ödeneği, damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesintiye tabi tutulmamaktadır.

ÖDEMELER NASIL YAPILIYOR?

Yarım çalışma ödeneği, çalışılan aya ait aylık prim ve hizmet belgesinin ilişkin olduğu aydan sonraki ikinci ay içinde aylık olarak ödenmektedir. İlgililer ödemelerini TC Kimlik Numaralı Nüfus Cüzdanı ile birlikte herhangi bir PTT şubesine başvurarak alabilmektedir.

HANGİ HALLERDE KESİLİR?

– Geçici iş göremezlik ödeneği almaya hak kazananlara, bu durumun devamı süresince,

– Çocuğun hayatını kaybetmesi ve/veya evlatlık halinin ortadan kalkması durumunda,

– Haftalık çalışma süresinin yarısı kadar ücretsiz izin verilen kişinin, bu süre zarfında başka bir işte çalışması halinde,

– İlginin çalıştığı iş yerinden ayrılması durumunda, yarım çalışma ödeneği kesilir.

HANGİ PRİMLER YATIRILMAKTADIR?

Yarım çalışma ödeneği ödenen dönem için, asgari ücret üzerinden yüzde 20’si tutarında malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi, yüzde 12,5’i tutarında genel sağlık sigortası primi işçi ve işveren payları olarak toplam yüzde 32,5 oranında prim ilgili sosyal güvenlik kurumlarına İşsizlik Sigortası Fonundan yatırılmaktadır.

HAFTA TATİLİ, ULUSAL BAYRAM VE GENEL TATİL GÜNLERİNDE ÖDENİR Mİ?

Yarım çalışma yapan kişinin çalışılmayan hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günlerine ilişkin ücret ve yarım çalışma ödeneği, yarım çalışılan süreye orantılı olarak işveren ve Türkiye İş Kurumu tarafından paylaşılarak ödenmektedir. Böylece buradaki prim yükünün yarısını devlet karşılıyor.

ÖDENEK SÜRESİ NE KADAR?

– Birinci doğumda 60,

– İkinci doğumda 120,

– Sonraki doğumlarda ise 180 gündür.

– Çoğul doğumlarda bu sürelere 30 gün eklenmektedir.

– Çocuğun engelli doğması halinde bu süreler 360 gün olarak uygulanmaktadır.

EN FAZLA NE KADAR SÜREYLE ÖDENİR?

– Birinci doğumda en fazla 30 gün,

– İkinci doğumda en fazla 60 gün,

– Sonraki doğumlarda en fazla 90 gün,

– Çoğul doğumlarda ilave edilen 30 gün için 15 gün,

– Çocuğun engelli doğması halinde en fazla 180 gün olarak ödenmektedir. (Takvim/Faruk Erdem)

Köyde Katran Üreten Tek Kişi! Kilosunu 200 Liradan Satıyor

Köyde Katran Üreten Tek Kişi! Kilosunu 200 Liradan Satıyor

Marmaris’te yaşayan 74 yaşındaki Gülser Şahin, 54 yıldır andız ağacından katran yapıyor. Katranın kilogramını 200 liradan satan Şahin, yaşadığı köyde katran üretimi yapan tek kişi ve yeni neslin katran üretimi konusunda isteksiz olmasından dertli.

Muğla’nın Marmaris ilçesine bağlı Osmaniye Mahallesi’nde yaşayan 74 yaşındaki Gülser Şahin, 54 yıldır katran yapıyor. Kurumuş andız dallarını tek tek topladıktan sonra zorlu bir çalışmadan sonra ürettiği katranı kilogramını 200 liradan satıyor.

“YARIM KİLOSUNU 100 LİRAYA VERİYORUZ”

Katran üretiminin zahmetli bir iş olduğunu belirten Şahin, “74 yaşındayım, 20 yaşımdan beri bu katranı yapıyor. Andıç ağaçlarının kurularını keserek, tek tek topluyoruz. Daha sonra eve getiriyorum. Evde kıymık kıymık kesiyorum. Tenekeye yerleştiriyorum, daha sonra bir 20 santim derinliğinde bir çukur kazıyorum. Çukurun içine kazan koyuyorum. Kazanın üstüne tenekeyi kapatıyorum. Tenekeyi kapattıktan sonra, hava almasın diye çamur ile etrafını sıvalıyorum. Sıvadıktan sonra ateşi yakıyorum. Ateşi iki üç saat söndürmüyoruz. Ondan sonra soğumaya bırakıyorum. Katranı arıcılar kullanıyor. Hayvanlar rahatsız olduğu zaman hayvanlara veriliyor. Hayvanların yarasına ve diş diplerine sürülüyor. Yarım kilosunu 100 liraya veriyoruz.” dedi.

“YENİLERE ÖĞRETMEK İSTİYORUM AMA YAPMAK İSTEMİYORLAR”

Köyde bu işi yapan tek kişi olan Şahin, yeni neslin işi öğrenmek istememesinde dertli. Öğrenmek isteyen herkese kapısının açık olduğunu belirten Şahin, şöyle konuştu: “Bu köyde bunu bir ben yapıyorum, eski nesiller gitti. Yenilerden pek öğrenen yok, pek zahmetli diye yapmak istemiyorlar. Ben yeni nesle öğretmek istiyorum, ama çok zor diye yapmak istemiyorlar.”

TOKİ’nin Sosyal Konut Projesine 636 Bin 787 Kişi Başvuru Yaptı

TOKİ’nin Sosyal Konut Projesine 636 Bin 787 Kişi Başvuru Yaptı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın müjdesini verdiği TOKİ’nin 50 bin sosyal konut projesi için başvurular dün sona erdi. TOKİ Başkanı Ömer Bulut, toplam başvuru sayısının 636 bin 787 olduğunu açıkladı.

Toplu Konut İdaresi (TOKİ) Başkanı Ömer Bulut, 67 ilde 140 projeyle hayata geçirilecek 50 bin yeni sosyal konut projesi için talep toplama işleminin tamamlandığını belirterek, “Projemize 636 bin 787 kişi başvurdu.” dedi.

Bulut, 50 bin yeni sosyal konut projesinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 5 Mart’ta müjdelendiğini hatırlattı. Cumhurbaşkanı Erdoğan himayesinde, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı koordinasyonunda hayata geçirilen projeye 6 Mart itibarıyla talep toplamaya başladıklarını anlatan Bulut, şöyle devam etti:

“6-25 Mart tarihlerinde normal vatandaşlarımızın, 26 Mart-5 Nisan tarihlerinde emekli vatandaşlarımızın, 8-12 Nisan tarihlerinde en az yüzde 40 engelli vatandaşlarımızın, 15-19 Nisan tarihlerinde şehit aileleri ve vazife malulleri ile dul ve yetimlerinin taleplerini topladık. 50 bin Yeni Sosyal Konut Projemize 636 bin 787 kişi başvurdu. Çok kısa bir süre içerisinde kura takvimini hazırlayarak kamuoyuna açıklayacağız.”

“VATANDAŞLARIMIZ DÜŞÜK BEDELLE KONUT SAHİBİ OLABİLİYOR”

Proje kapsamında inşa edilecek konutların 32 bin 198’inin 2+1, 17 bin 802’sinin ise 3+1 olduğunu aktaran Bulut, alt gelir grubunda yer alan vatandaşların daha rahat konut sahibi olabilmeleri için 2+1 konut sayısını yüzde 64 olarak belirlediklerini söyledi.

Bulut, başvuruları tamamlanan 50 bin yeni sosyal konutun minimum maliyet ile bütçelendiğini belirterek, “Konutlarımıza yoğun talep geliyor. Sosyal konut ürettiğimiz için vatandaşlarımız kira öder gibi hatta daha düşük bir bedelle konut sahibi olabiliyor. 2+1 konutlar 116 bin 400 liradan başlayıp aylık 388 lira taksitle, 3+1 konutlar 170 bin 720 liradan başlayıp, aylık 759 lira taksitle satışa sunuldu.” bilgisini verdi.

TOKİ olarak dar ve orta gelir grubundaki vatandaşların yanı sıra engelliler, şehit aileleri ve maluller ile emeklilere yönelik konut üretimlerini sürdürdüklerini vurgulayan Bulut, 50 bin yeni sosyal konut projesinde yüzde 10 şehit aileleri ve vazife malullerine, yüzde 5 engellilere, yüzde 25 de emeklilere kontenjan ayırdıklarını dile getirdi.

Bu Hafta Borsa ve Döviz Kazandırdı, Altın Kaybettirdi

Bu Hafta Borsa ve Döviz Kazandırdı, Altın Kaybettirdi

Bu hafta borsa, dolar ve euro yatırımcısına kazandırırken altın kaybettirdi. Borsada işlem gören hisse senetleri haftalık bazda yüzde 0,92, dolar yüzde 0,71, euro yüzde 0,18 değer kazandı. Altın ise yüzde 0,67 değer kaybetti.

Borsa İstanbul’da işlem gören hisse senetleri haftalık bazda ortalama yüzde 0,92, dolar yüzde 0,71, euro yüzde 0,18 değer kazandı. 24 ayar külçe altının gram satış fiyatı ise yüzde 0,67 değer kaybetti.

BORSA HAFTAYI YÜKSELİŞLE TAMAMLADI

BIST 100 endeksi, hafta içinde en yüksek 98.661,99, en düşük 95.191,67 puanı gördükten sonra haftayı önceki hafta kapanışına göre yüzde 0,92 artışla 96.861,42 puandan tamamladı.

ALTIN DEĞER KAYBETTİ

Kapalıçarşı’da işlem gören 24 ayar külçe altının gram satış fiyatı bu hafta yüzde 0,67 azalışla 238,60 lira, Cumhuriyet altınının satış fiyatı da yüzde 0,69 değer kaybıyla bin 592 lira oldu. Geçen hafta 392 lira olan çeyrek altının satış fiyatı bu hafta 389 liraya geriledi.

DOLAR VE EURO YÜKSELDİ

Bu hafta ABD doları yüzde 0,71 değer kazanarak 5,80 liraya, euro da yüzde 0,18 artarak 6,54 liraya çıktı.

FONLAR DEĞER KAZANDI

Bu hafta, yatırım fonları yüzde 0,46, bireysel emeklilik fonları yüzde 0,39 değer kazandı. Kategorilerine göre bakıldığında ise yatırım fonları içinde en fazla kazandıran yüzde 1,78 ile “Hisse Senedi Fonları” oldu.

GÜNCEL DÖVİZ VE ALTIN FİYATLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN

Bakan Pekcan: 75 Milyar Dolarlık Ticaret Hacmi Hedefi İçin ABD ile Ortak Çalışma Grubu Kuruyoruz

Bakan Pekcan: 75 Milyar Dolarlık Ticaret Hacmi Hedefi İçin ABD ile Ortak Çalışma Grubu Kuruyoruz

Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, ‘Türkiye ile ABD arasındaki ticaret hacmini 75 milyar dolara çıkarma hedefi doğrultusunda ABD Ticaret Bakanlığı ile Bakanlığımız arasında ortak çalışma grubu kuruyoruz.’ dedi.

Pekcan, ABD temaslarına ilişkin yaptığı değerlendirmede,ABD Ticaret Bakanı Wilbur Ross, Başkan Donald Trump’ın kıdemli danışmanı JaredKushner ile yaptıkları görüşmelerin çok verimli geçtiğini, Türkiye-ABD İş Konseyive Amerikan-Türk Konseyi tarafından düzenlenen 37. Ortak Yıllık Konferansı’nda daTürk- Amerikan iş adamları ile bir araya geldiklerini anlattı.

Türkiye ve ABD’nin müttefik ve dost ülkeler olduğuna işaret edenPekcan, iki ülkenin aynı zamanda büyük potansiyele sahip önemli ticaret ortaklarıolduğunu dile getirdi.

Pekcan, iki ülke arasındaki ticaret hacminin 20,7 milyar dolarolduğunu belirterek, “Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğanile ABD BaşkanıDonald Trump arasındaki görüşmede kararlaştırılan ticaret hacminin 75 milyardolara yükseltilmesi hedefinin gerçekleştirilmesine yönelik çalışmalarımızıhızlandıracağız. ABD Ticaret Bakanı Ross ile ticarete konu ürünlerinçeşitlendirilmesi, mevcut potansiyelin daha iyi kullanılması hususlarında ortakçalışma yapılması gerektiği konusunda mutabık kaldık. İki ülke arasındaki ticarethacmini 75 milyar dolara çıkarma hedefi doğrultusunda ABD Ticaret Bakanlığı ileBakanlığımız arasında ortak teknik çalışma grubu kuruyoruz.” diye konuştu.

“İHRACATIMIZI ARTIRICI FAALİYETLER ÜZERİNDE ÇALIŞIYORUZ”

ABD ile Türkiye arasında havacılık ve savunma, otomotiv, çelik,mücevher, giyim, halı, makine ve parçaları, zeytinyağı, seramik, mermer, çimentogibi sektörlerin ticaret için önemli bir potansiyel oluşturduğuna dikkati çekenPekcan, “ABD ile ticaretimizi artırmak için ortak ticaret potansiyeli raporu veyüksek teknolojili ürünler başta olmak üzere ihracatımızı artırıcı faaliyetlerüzerinde çalışıyoruz.” ifadelerini kullandı.

“AMERİKAN ŞİRKETLERİNİ İHTİSAS SERBEST BÖLGELERİNE DAVET ETTİK”

Ticaret Bakanlığı olarak Ar-Ge yoğunluklu, yüksek teknoloji ve katmadeğeri yüksek faaliyetlerde uzmanlaşmış ihtisas serbest bölgeleri oluşturmayıhedeflediklerini belirten Pekcan, Amerikan şirketlerini de bu bölgelerde yatırımadavet ettiklerini kaydetti. Pekcan, “Yaptığımız görüşmelerde Bakanlık olarakkuracağımız ihtisas serbest bölgeleriyle ilgilenen ABD’li yatırımcılar da oldu.Söz konusu yerler, Türk-Amerikan iş birliği bölgeleri olabilir. Amerikan yüksekteknoloji şirketleri ya kendileri ya da Türk şirketleriyle beraber buralardayatırım yapabilirler. Serbest bölgelerimize yatırım yapacaklara destek sağlamayahazırız.” değerlendirmesinde bulundu.

Bakan Pekcan, ticareti kolaylaştırmaya ve iş ortamını iyileştirmeyedevam ederken, ABD’li şirketlerin güçlü olduğu dijital ekonomi gibi yeni alanlarada odaklanacaklarını vurguladı. Görüşmelerde ABD ile dijital ekonomi alanındaortak çalışmalar yapılması konusunda da mutabakata vardıklarını belirten Pekcan,mayıs ayı içerisinde dijital ekonomi konusunda ABD’den bir heyet gelmesininbeklendiğini bildirdi.

“DENGELİ TİCARET İÇİN TÜM ÜRÜN VE SEKTÖRLERE ODAKLANACAĞIZ”

Pekcan, temaslarında iki ülke arasında ticaret gündeminde uzun sürediryer alan ABD tarafından demir-çelik ürünlerine uygulanan ilave gümrükvergilerinin kaldırılması, Türkiye’nin ABD’nin Genelleştirilmiş TercihlerSistemindeki yerini koruması, otomotiv sektörü için inceleme süreci başlatılmışönlemlerden Türkiye’nin muaf tutulması yönündeki taleplerini ilettikleriniaktardı.

İki Bakanlık başkanlığında Türk-Amerikan İş Konseyi gibi diyalogkanallarını daha etkin hale getirmeyi kararlaştırdıklarını vurgulayan Pekcan,hedeflerinin ticaretin önündeki tüm engellerin kaldırılması olduğunu dilegetirdi. Pekcan, 75 milyar dolarlık hacim ve dengeli bir ticaret için yatırımve sanayi ürünlerinde, turizmde çift taraflı artış yaratmak için her fırsatıkullanacaklarını, bu kapsamda bütün ürünlere ve sektörlere odaklanacaklarınısöyledi.

Kayısılı Pilav Yaptı, Talebe Yetişemiyor

Kayısılı Pilav Yaptı, Talebe Yetişemiyor

Malatya’da 79 yıldır hizmet veren Hacı Baba restoranın 4’üncü kuşak temsilcisi olan Zeki Saygı’nın yaptığı kayısılı pilav müşteriler tarafından çok beğenildi. Talebe yetişemeyen Saygı, bu lezzeti tescillemek istiyor.

Malatya’da, 1940 yılından bu yana faaliyet gösteren Hacı Baba restoranın 4’üncü kuşak temsilcisi olan Zeki Saygı, Malatya’nın meşhur kayısısını pilav ile buluşturdu. Kayısılı pilavın müşteriler tarafından ilgi gördüğünü belirten Saygı, bu yemeği Malatya mutfağına tescillemek istiyor.

TALEBE YETİŞEMİYOR

İsteğe göre gün kurusu ve islimli kuru kayısıyı pilavla buluşturan Saygı, kayısılı pilavın müşteriler tarafından beğenildiğini, bazı zamanlar ise talebe yetişemediklerini söyledi. Saygı, geçen yıl Avrupa Birliğinden (AB) coğrafi işaret tescili alan ve yeryüzündeki 17 milyon kayısı ağacından yaklaşık 8 milyonunun yetiştiği Malatya’da kayısılı pilavı tescilletmek istediğini belirerek, “Her yörenin kendine has bir yemeği var. Mesela Gaziantep’in fıstığı varsa, bizim Malatya’nın da kayısısı var. Biz dedik bu kayısıdan ne yapabiliriz. Bazı insanlar kayısılı çikolata yapıyor. Bizde dedik bir katma değerimiz olsun. Hem yemeklere değişik bir reha, değişik bir tat veriyor. Biz de bu vesileyle kayısılı pilav yapalım, Malatya’ya bir katma değerimiz olsun, hem mutfak kültürümüzün sanatını zenginliğini gösterelim istedik” dedi.

TARİFİNİ AÇIKLADI

Kayısılı pilavın tarifini de veren Saygı, “Baldo pirinç, Pütürge tereyağı, bezelye, fıstık içi, kayısı çekirdeği, isteğe göre bademde konulabilir, kuş üzümü ve ayrıca islimli kayısıyı kuşbaşı şeklinde doğrayarak tavada buluşturduk” diyerek anlattı.

‘MALATYA MUTFAĞI UNESCO’YA GİRMELİ’

Saygı, milletvekillerinin, mülkü amirlerin ve Malatya’ya gönül veren bürokratların zengin Malatya mutfağını mutlaka Birleşmiş Milletler’e (UNESCO) sokması gerektiğini ifade ederek, “Genel otoriteler gurmeleri, gastronominin uzmanları diyorlar ki; ‘böyle bir mutfak dünyada yok, çünkü sanat var burada’ hem lezzet, hem sanat, hem sunum var. Biz de inşallah bunu aile olarak meccanen kendimizi bu işe adamışız. İnşallah kayısıyla beraber Malatya’nın yemeklerini en güzel şekilde tanıtmaya gayret gösteriyoruz” diye konuştu.

Altını Olanlar Dikkat! İşte Gram, Çeyrek ve Cumhuriyet Altını Fiyatları

Altını Olanlar Dikkat! İşte Gram, Çeyrek ve Cumhuriyet Altını Fiyatları

Altının gram fiyatı, güne yükselişle başlamasının ardından 238,7 lira seviyesinde dengelendi. Kapalıçarşı’da çeyrek altın 390 lira, Cumhuriyet altını bin 596 liradan satılıyor.

Dün dolar kurundaki değer kazançlarına paralel pozitif bir seyir izleyen gram altın, günü önceki kapanışa göre yüzde 1,19 artışla 237,9 liradan tamamladı. Altının gram fiyatı, bugüne yükselişle başlamasının ardından saat 09.45 itibarıyla önceki kapanışa göre yüzde 0,34 primle 238,7 lira seviyesinde dengelendi.

ÇEYREK VE CUMHURİYET ALTINI NE KADAR?

Kapalıçarşı’da çeyrek altın 390 lira, Cumhuriyet altını bin 596 liradan satılıyor. Asya piyasalarında pozitif bir seyir izleyen altının ons fiyatı ise şu dakikalarda yüzde 0,14 değer kaybıyla bin 275 dolar seviyesinden işlem görüyor.

‘ABD’DEKİ GELİŞMELER ONS ALTININ DEĞER KAYBINDA ETKİLİ OLDU’

AA Finans Analisti İslam Memiş, ABD şirket bilançolarının olumlu açıklanması, Çin ekonomisine dair iyimserliğin artması ve ABD-Çin ticaret müzakerelerinden gelen olumlu açıklamaların küresel piyasalarda risk iştahını artırdığını, altın fiyatlarını ise baskıladığını belirterek, “ABD 10 yıllık tahvil faizleri 2,61 ile son 1 ayın en yüksek seviyesine yükselmesi, altının ons fiyatındaki değer kayıplarında etkili oldu. Bugün altının ons fiyatının bin 275 – bin 280 dolar aralığında işlem gerçekleştirmesini bekliyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

‘GRAM ALTINDA 235 LİRA DESTEK, 242 LİRA DİRENÇ KONUMUNDA’

Dolar kurunun güçlü duruşunu sürdürdüğünü hatırlatan Memiş, bu durumun altının gram fiyatının yükselmesine neden olduğunu bildirdi. Memiş, ABD ve Avrupa’daki resmi tatiller nedeniyle açık olan borsalarda da düşük hacimli sakin bir seyir beklendiğini belirterek, teknik açıdan gram altında 235 liranın destek, 241 liranın ise direnç konumunda olduğunu bildirdi.

GÜNCEL ALTIN FİYATLARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN