Gökbey helikopteri ilk sertifikasyon uçuşunu yaptı

Gökbey helikopteri ilk sertifikasyon uçuşunu yaptı

Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığından (SSB) yapılan açıklamaya göre, başkanlığın başlattığı Gökbey Projesi kapsamında TUSAŞ tarafından tasarlanıp üretilen ikinci prototip helikopter, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğünden (SHGM) alınan izin çerçevesinde, ilk sertifikasyon uçuşunu başarıyla gerçekleştirdi.

Konuya ilişkin Twitter’dan paylaşımda bulunan Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir de “TUSAŞ tarafından yerli ve milli olarak geliştirilen Gökbey helikopterimiz, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğünün verdiği uçuş izni ile birlikte ilk sertifikasyon uçuşunu gerçekleştirdi. 45 dakika süren uçuşla projede önemli bir aşama daha geçildi. Emeği geçen herkesi tebrik ediyorum.” ifadesini kullandı.

Yerli imkanlarla geliştirilip üretilen ilk genel maksat helikopteri olan Gökbey’in ilk prototipi, ilk test uçuşunu 2018 Eylül’de yaptı. İkinci prototipin bugünkü uçuşuyla ise 2021’de tamamlanması hedeflenen sertifikasyon uçuş testlerine başlandı. Gökbey helikopterinin, sertifikasyon sürecinin tamamlanmasının ardından seri üretime geçilmesi öngörülüyor.En zorlu iklim ve coğrafyalarda, yüksek irtifa ve yüksek sıcaklıkta, gece ve gündüz koşullarında etkin bir şekilde faaliyet gösterebilecek olan Gökbey Genel Maksat Helikopteri, milli imkan ve kabiliyetler kullanılarak tasarlanıp ve üretiliyor.

ATAK Programı süresince kazanılan bilgi, birikim, tecrübe ve yetenek havuzu temel alınarak başlanılan Özgün Helikopter Programı kapsamında, yapısal ve aviyonik sistemlerin yanı sıra, transmisyon, rotor ve iniş takımları gibi kritik öneme haiz sistemlerin tasarım ve üretimleri de tamamen milli kaynaklar kullanılarak gerçekleştiriliyor.

Helikopter geniş görev yelpazesine sahip olmasından ötürü taşıma, VIP, kargo, hava ambulans, arama kurtarma ve kıyı ötesi taşıma görevlerini icra edebilecek. Gökbey Projesi, Türk Silahlı Kuvvetlerinin ve diğer ihtiyaç sahibi makamların, genel maksat helikopteri ihtiyaçlarının özgün bir platform ile karşılanması hedefiyle yürütülüyor.

Kandıra’daki Miço Koyu Kadınlar Plajı’na mavi bayrak verildi

Kandıra’daki Miço Koyu Kadınlar Plajı’na mavi bayrak verildi

Karadeniz’e 81 kilometrelik kıyısı olan Kocaeli’nin Kandıra ilçesindeki Miço Koyu Kadınlar Plajı’na “mavi bayrak” verilmesiyle kentte bu özelliğe sahip plaj sayısı 6’ya çıktı.

Miço Koyu Kadınlar Plajı’nda düzenlenen mavi bayrak teslim töreninde konuşan Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Başkanı Tahir Büyükakın, keyifli bir gün geçirdiklerini belirterek ilk mavi bayrağı Karamürsel’e aldıkları anımsattı. Kandıra’da 4 mavi bayraklı plajları bulunduğunu ifade eden Büyükakın, Miço Kadınlar Plajı ile Kandıra’da 5’inci, Kocaeli’de ise 6’ncı mavi bayraklı plajı hizmetine sunduklarını aktardı.

Büyükakın, mavi bayrak almanın zor bir süreç olduğuna işaret ederek “Uluslararası bir standarttır ve 33 tane kriterden başarı ile geçmeniz gerekiyor. Bu 33 kriterden birine bağlı kalmazsanız, mavi bayrağımızı kaybetmemiz bir o kadar kolay. Onun için buraya gözümüz gibi bakacağız. Hep birlikte bakacağız. Çocuklarımız bu plajımıza gerçek değeri verecek emanetçilerdir. Her şeyi çocuklarımız için yapıyoruz.” diye konuştu.

Uzunluğu 200 metre ve genişliği 30 metre olan Miço Koyu’ndaki plajda, kadınlara yönelik hizmet veriliyor.

Tuvalet, otopark, bisiklet park alanı, gölgelik, soyunma kabini, cankurtaran, sağlık hizmetleri, duş, güneşlenme alanları, güvenli denize girme sahası ve temizlik hizmetleri bulunan plajda engellilere yönelik de düzenlemeler de yer alıyor.

Domatesin fiyatı tarlada 50 kuruşa düştü

Domatesin fiyatı tarlada 50 kuruşa düştü

Verimli topraklarıyla ünlü Çukurovada, yaklaşık 35 bin dönüm alanda ekimi yapılan domatesin hasadı devam ediyor. Kentte yoğun emekle yetiştirilen ve verimiyle yüz güldüren domatesten yaklaşık 300 bin ton rekolte bekleniyor. Geçen yıl aynı dönemde tarlada 2-3 liradan satılan domatesin bu yıl 50 kuruştan alıcı bulması üreticiyi üzerken vatandaşı sevindiriyor.

Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, kentte domates hasadının devam ettiğini söyledi.

Domateste rekoltenin iyi olduğunu ifade eden Doğan, “Türkiye’de havaların yağışlı olmasından dolayı ekim geç yapıldı. Havaların iyi gitmesi nedeniyle domateste hastalıklar oluşmadı. Bu nedenle rekolte çok yüksek. Rekoltenin iyi olması nedeniyle fiyatlar aşağı düştü.” diye konuştu.

Türkiye’de ve Adana’da domates ekim alanının arttığını vurgulayan Doğan, “Adana’da geçen yıl domates ekim alanı 24 bin dönümdü. Geçen yıl domates para edince bu yıl yüzde 50 artışla 36 bin dekar alanda ekim var. Adana’da bu yıl 300 bin ton domates rekoltesi bekliyoruz.” ifadesini kullandı.

Doğan, verimin iyi ama fiyatların düşük olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:

“Geçen yıl bu günlerde tarlada kilogramı 2-3 liradan satılan domatesin kilogramı 50 kuruştan alıcı buluyor, pazarda ise 1,5 liradan satılıyor. 50 kuruş çiftçimizin maliyeti açısından yetersiz bir fiyat. Çiftçimiz bu yıl domatesten maalesef para kazanamamakta. Biz bakanlığımızdan çiftçilerimizin zarar ettiği yıl destek verilmesini istiyoruz. Bu yıl domates ucuz, halkımız gönül rahatlığıyla domates yiyebilir.”

Çiftçi Niyazi Kılıç da hasada başladıklarını belirterek, “Türkiye’nin her bölgesinde açık tarla domatesi çıktı. Bu nedenle fiyatlar düştü. 50 kuruş bizi kurtarmıyor zarar ediyoruz.” dedi.

Domates tüccarı Veli Çelik ise Adana’dan domates alıp Gaziantep’te sattığını söyledi.Ürün kalitesinin iyi olduğunu aktaran Çelik, “Çiftçinin de bizim de sıkıntımız var. Mal kıymetli olduğunda iyi oluyor. Bu yılki düşük fiyat bizi üzdü, vatandaşı sevindirdi.” ifadesini kullandı.

Dünyanın kekiği Denizli’de hasada hazırlanıyor! 50 milyon dolar gelir sağlanacak

Dünyanın kekiği Denizli’de hasada hazırlanıyor! 50 milyon dolar gelir sağlanacak

Denizli’de son yıllarda tütüne alternatif olarak üretilen kekik, Türkiye ve Dünya’daki kekik ihtiyacının önemli bir bölümünü karşılıyor. Pamukkale ilçesinin kırsal mahallelerinde toplam 130 bin dekar alanda üretilip Dünya’daki kekik üretiminin yüzde 75’ini Türkiye’deki üretimin ise yüzde 90’ınını oluşturuyor. Bölgede 4 bin 500 ailenin geçim kaynağı olan kekikten bu yıl yaklaşık 50 milyon dolar gelir bekleniyor. Mart ve Nisan aylarında ekilip verimine göre 8-9 yıl ürün veren kekik için üreticiler önümüzdeki günlerde yapılacak hasat için son hazırlıklarını yapıyor.

Bölgede kekiğin doğadan alınan tohumların tarlalara dikimiyle başlandığını belirten Denizli Ziraat Odası Başkanı Hamdi Gemici, kekiğin çiftçilerimizin refah seviyesini yükselten, katma değeri yüksek, bir ürün olduğunu söyledi. Denizli’de 130 bin dekarlık bir alanda kekik üretimi gerçekleştiğini aktaran Başkan Gemici, “Yaklaşık 4 bin 500 aile geçimini kekikten sağlıyor. Katma değer olarak düşündüğümüzde 50 milyon dolarlık bir katma değerden bahsediyoruz. Ülkenin kekik olarak ihracata giden ürününün yüzde 75’i, Türkiye üretiminin de yüzde 90’ı bu bölgede gerçekleşiyor. Bölgede 14 bin ton civarlarında kekik rekoltemiz var” dedi.

Kekiğin dikilmesinden itibaren 8-9 yıl verimli olduğunu kaydeden Başkan Gemici, “Kekik bitkisi dikilişinden yani fidenin araziye dikilmesinden itibaren verimli olarak 8-9 yıl verimli dönemi olur. Sonrasında arazide verim düştüğü zaman o arazi bozularak tekrar yeniden bir ekim sahası oluşturulur. İçinde bulunduğumuz bahçe kekik tarlasında elle yabancı ot temizliği yapıyor. Bu temizliğin bitmesinden on günlük süre içerisinde yoğun bir hasat dönemi başlayacak” şeklinde konuştu.

Kekik üreticisi İsmail Durmaz, tütünü bırakıp kekiğe geçtiğini ifade ederek, “1999 yılında tütünü bıraktım, 2002’de kekiğe geçtim. Ondan sonra böyle devam ediyoruz. Yaklaşık 20 dönüm kekiğim var. 5 veya 6 ton verim bekliyoruz. Bu sene kekikler zayıf. Ayın 15’inden sonra hasada başlayacağız. Ondan sonra fiyatın iyi olmasını istiyoruz” ifadelerini kullandı.

Telefonla görüşmek için tepelere ve direklere çıkıyorlar

Telefonla görüşmek için tepelere ve direklere çıkıyorlar

Türkiye’de 4,5G kullanılırken, merkeze bağlı Yukarısızma Köyü’nde halen cep telefonu şebekeleri çekmiyor. Geçtiğimiz yıllarda köyde baz istasyonu kurma çalışmaları yapılarak, daha sonrasında istasyonun aktif hale getirilmemesinden ötürü şebeke problemi yaşayan köy halkı, çözüm bekliyor. Yaklaşık 40 hane, 200 nüfuslu köydeki yüksek tepeler ile demir direkler üzerine çıkan köylüler, köy içerisinden uzakta ve şebeke probleminin yaşanmadığı noktalarda, telefon üzerinden görüşme sağlamaya çalışıyor.

2017 yılında köyde tespit çalışması yapıldığını aktaran Yukarısızma Köyü Muhtarı Tahir Kapşigay, “2018 yılında baz istasyonu kuruldu. O günden bu yana herhangi bir fayda görmedik. Baz istasyonunun elektriğini de çektiler ama aktif hale getirmediler. Telefon şebekeleri köy içerisinden uzaktaki bazı noktalarda çekiyor. Evlerin içerisinde ise telefonları hiç kullanamıyoruz. Görüşme yaptığım firma, ödenek alamadıklarından işi yapmayacaklarını söyledi” diye konuştu.

Şebeke problemi giderilmezse köy halkı olarak telefon kullanımını bırakacaklarını söyleyen Yavuz Kapşigay da, “Yetkililerden destek bekliyoruz. Hangi çağda yaşıyoruz?” dedi.

Mansur Yavaş: Satış için ilan verdiğimiz gayrimenkuller TOKİ’ye devredilmiş

Mansur Yavaş: Satış için ilan verdiğimiz gayrimenkuller TOKİ’ye devredilmiş


Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş satış için ilan verdikleri gayrimenkullerin TOKİ’ye devredildiğinin ortaya çıktığını belirterek, Bu durumdan ben zarar görmüyorum, Ankara halkı zarar görüyor” dedi.

Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinde yaşanan “yetki” tartışmaları ile Ankara Halk Ekmek ve Un Fabrikası’na atadığı yeni yönetimin Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından onaylanmamasına ilişkin değerlendirmeleri sorulan Yavaş, tartışmaların siyasi olduğunu belirtti.

Yavaş, kanunun açık olduğunu ve yetki tartışmasının yaşanmadığını vurgulayarak, “Her nasılsa bunu tartışma konusu yapıyorlar. Yeniden yetkinin belediye meclislerine verilmesi konusunda kanun taslağı hazırlanıyor. Bu konuda kanun taslağı hazırlandığına göre, yetki şu an belediye başkanında. Bunun tartışılacak bir tarafı yok, bu yetki yıllardır belediye başkanında.” diye konuştu.

Göreve başlamalarından önce belirlenen belediye şirketlerinin yönetimlerinden kaynaklı sorunlar yaşandığında sorumlunun kendileri olarak görüldüğünü ifade eden Yavaş, “Sayın Cumhurbaşkanı’nın sık sık söylediği ‘Davul başkasının, tokmak başkasının olmaz’ dediği konu budur. Böyle bir aksaklık olduğu zaman da hizmet yapılmadığı için oraya para vermediğim zaman bu sefer oradaki işçiler parasını alamayacak.” değerlendirmesinde bulundu.

Yavaş, hazırlandığı söylenen kanun tasarısının yeni krizlere yol açacağını ifade ederek, herkesin demokrasiye saygı duyması gerektiğini kaydetti.

Belediye yönetiminde şeffaflıktan yana olduklarını vurgulayan Yavaş, şöyle konuştu:

“Yönetimi bize geçen belediye şirketlerinde de şeffaflık olsun istiyoruz. Artık şeffaflık içinde internetten herkesin gözü önünde ihaleler yapılıyor. Hatta işi daha ileri götürüp doğrudan teminlerde de bir yazılım satın almak suretiyle internet üzerinden Türkiye’deki aynı malı satan herkese ulaşacak bir yapı yapmaya çalışıyoruz. Bunun da arkasından herhalde elektronik ihale gelecek ve Türkiye’de bunu ilk defa biz yapacağız. Belediyelerle anılan yolsuzluk iddialarının hepsinin kökünü kazıyacağız.”

Yavaş, basın mensuplarına Büyükşehir Belediyesinin depolarını gezme çağrısında da bulunarak, “Depolardaki halleri görmenizi isterim. Envantere kayıtlı olmayan birçok şey var. Ne alınmış neden alınmış belli değil. Bunları zaman içinde sizlere açıklayacağız.” dedi.

Ankara Büyükşehir Belediyesinin daha önce şehir hastanelerinin yollarını yapmak için hükümetle anlaşma yaptığını aktaran Yavaş, şunları kaydetti:

“Ankara Büyükşehir Belediyesi 800 milyon liralık yol yapmış. Yaklaşık 200 milyon lira için bir şekilde anlaşılmış ama 600 milyon lira alacağımız var. Bunun karşılığında bir protokol yaparak, ‘Ankara’daki maliye hazinelerini satın, buradan paranızı alın’ demişler. Biz de yakın zamanda asfalt ve şehir geçişi ihalesi yapacağız. Eskişehir yolundaki Yaşamkent sıkışıklığını ortadan kaldıracağız. Bu ihaleleri bu yıl bitirmek için bu gayrimenkulleri satmak için ilan verdik. 2 gün önce Hazine ve Maliye Bakanlığından gelen yazı ile bu malların hepsinin TOKİ’ye devredildiği ortaya çıktı. Bu durumdan ben zarar görmüyorum, Ankara halkı zarar görüyor.”

Saadet Partisi Lideri Karamollaoğlu’ndan S-400’lerle ilgili açıklama: Doğru buluyoruz

Saadet Partisi Lideri Karamollaoğlu’ndan S-400’lerle ilgili açıklama: Doğru buluyoruz


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın G20 Zirvesi’nin ardından “S-400 işi bitti, yaptırım söz konusu olmayacağını Trump’tan duymuş olduk” sözlerine Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’dan yorum geldi. D-8 Ekonomi Örgütü’nün 22. yıl dönümü toplantısının ardından Sputnik’e konuşan Karamollaoğlu “Türkiye’nin kendi güvenliği için bugünkü şartlarda S-400’ler konusunda kararlı bir tavır sergilemesini doğru buluyoruz. S-400’ler, Türkiye’nin savunma politikasını bütünüyle değiştiren bir sistem” dedi.

Karamollaoğlu, Türkiye’nin Rusya’dan S-400 hava savunma sistemlerini almasını desteklediklerini ifade ederek “Bizim baştan beri ifade ettiğimiz üzere, Türkiye’nin kendi güvenliği için bugünkü şartlarda S-400’ler konusunda kararlı bir tavır sergilemesini, hükümetin bu konudaki duyarlılığını doğru buluyoruz. Ama tabii, S-400 sadece S-400 meselesi değil, Türkiye’nin güvenliği daha geniş çapta ele alınmalı. Aynı zamanda Ortadoğu’da yeni şekillenme girişimleri var. ‘Yüzyılın Anlaşması’ gibi fikirler ortaya atılıyor. Arkasından Suriye meselesi halletmek için Amerika, Rusya ve İsrail bir araya geliyor. Biz G20’nin bir üyesi olarak da, Batı ile görüşmeleri önemsiyoruz. Ama bizim bölgemizin şartlarını dikkate alarak, burada haritanın değişmesi, yeniden çizilmesi konusunda herkes üzerine düşen adımları atmalı, mutlaka tedbirleri almalı diye düşünüyoruz” dedi.

Saadet Partisi Lideri Karamollaoğlu ‘S-400’ler sadece S-400 değildir’ diyerek “S-400’ler, Türkiye’nin savunma politikasını bütünüyle değiştiren bir sistem. NATO silahlarıyla uyuşmayan, NATO üyelerinden veya NATO’yla irtibatı olan üyelerden herhangi birinden Türkiye’ye karşı bir tecavüz olduğu takdirde kendisini savunma imkanı veren bir sistem. Bunun için ‘S-400 sadece S-400 değildir’ diyorum. Bunun arkasından ne gelecek, göreceğiz” diye ekledi.

ABD Başkanı Trump’tan şaşırtan Huawei kararı! U dönüşü yaptı

ABD Başkanı Trump’tan şaşırtan Huawei kararı! U dönüşü yaptı

Dünyanın günlerce konuştuğu krizde flaş gelişmeler yaşandı. ABD Başkanı Trump, Japonya’da düzenlenen G-20 zirvesinde Çin Devlet Başkanı Şi Jinping ile görüştü. Görüşme sonrası açıklamada bulunan Trump, Amerikan şirketlerinin Çinli telekom devi Huawei’ye donanım satabilmesinin önünü açacağını söyledi. Bu kararın ardından, Trump’ın kararını Huawei’in resmi hesabı ilginç bir şekilde duyurdu.

ABD Başkanı Donald Trump, Japonya’da düzenlenen G-20 zirvesi sırasında Çin Devlet Başkanı Şi Jinping ile yaptığı görüşme sonrasında iki ülkenin ticaret ile ilgili sorunlarını aşması için müzakere masasına geri döneceğini açıkladı.

Dünyanın merakla takip ettiği görüşmenin ardından, ABD Başkanı Donald Trump, yaptığı açıklamada Amerika merkezli şirketlerin Huawei’ye ekipman satmaya devam edebileceğini açıkladı.

Trump’ın Huawei’ye yeşil ışık yakması, ABD ile Çin arasındaki yeni bir başlangık olarak yorumlandı.

Huawei ise resmi Twitter hesaplarından birinden, U dönüşü? Trump Huawei’nin Amerikan teknolojisi alabileceğini duyurdu!” açıklamasını yaptı.

Türkiye’de saç ekim ekonomisi 1 milyar doları geçti

Türkiye’de saç ekim ekonomisi 1 milyar doları geçti


Son yıllarda Türkiye, sağlık turizminde dünyanın birçok yerinden gelen hastaların uğrak yeri oldu. Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Sağlık Komisyon Üyesi Servet Terziler, Türkiye’de saç ekiminin ortalama 2-2 bin 500 euro bandında olduğunu söyledi.

“Türkiye’de sağlık turizmi son 9-10 yıldır her geçen sene yükselen ivme ve trendle artan bir noktada. Bunun en büyük etkilerinden birisi Türkiye’de gerçekten sağlık turizmi kaliteli veriliyor.” diyen Terziler, “Avrupa’da sağlık çöktü. Afrika ve Rusya’da zaten modern sağlık hizmetleri hemen hemen sıfıra yakın. Dünyada modern sağlık hizmeti alabileceğiniz ülke Amerika. Dünya sağlık hizmetine aç. Bu çok iyi değerlendiren Türk hekimleri ve özel sağlık yatırımların Türkiye’de 1980’lerden itibaren hızla yapılması. Türkiye’de iyi markalar meydana getirdi. Türkiye genel sağlık, göz, diş, kulak burun boğazda estetik ve saç ekiminde kendi alanında detay markalar oluşturdu.” yorumunu yaptı.

Türkiye’nin sağlık hizmetini Avrupa standartlarında sunarak dikkatleri üzerine çektiğine vurgu yapan Terziler, saç ekim hizmetinin dünyanın en pahalı ve en zor işlerinden biri olduğunu hatırlattı.

Terziler şöyle devam etti:

“Türkiye standardının üzerinde bir kalite ile dünyada yapılan saç ekimini 3’te 1 fiyatına sunduğu zaman ne oluyor denilmeye başlandı. Türkiye’den çıkan ürünler kaliteli olduğu için ağızdan ağıza pazarlama ile Türkiye her geçen yıl artan bir ivme yakalamaya başladı. İlk başlarda Türkiye’de Araplar saç ektirmeye başladı ama özellikle son 3 yıldır Türkiye’de saç ektiren Avrupalı sayısı Arapların 4-5 katına çıktı. Özellikle İspanya, Hollanda, Belçika, İngiltere ve Fransa gibi kıta Avrupasının Türkiye’ye yoğun bir şekilde saç ekim ve estetik cerrahisinde akın akın gelişler başladı.” Terziler, İsveç, Norveç ve Danimarka gibi ülkelerinden gelen hastaların Türkiye’de özellikle popo silikonu yaptırdığını belirtti.

Terziler, “Türkiye’de hekimlerimiz riski göze alma yetenekleri iyi olduğu için ve vakaları yaptıkça hekimlik sanatı hızla ilerledi ve operasyonlar uygun fiyata yapıldığı için hastalar artmaya başladı.” şeklinde konuştu.

Özellikle sağlık turizminde merdiven altı yerlerin saç ekimini tehdit ettiğini belirten Terziler, şunları kaydetti:

“Merdiven altı yerlere bakıldığında bu kavram ikiye ayrılması lazım. Birincisi ruhsatı olmayan hijyene dikkat edilmeyen, saçma sapan yerlerde saç ekimi yapılıyor. İkincisi ise diğer branşlarda olmayan sağlık grubu ve hastane kendisi saç ekimi yapmadığı halde odasını veya odalarını ehil olmayan insanlara saç ekimi yaptırmak için verdiği anda orada saç ekim terörü başlıyor. O hizmeti veren insanların hiçbir yatırımı olmadığı için hastane hastane dolaşıyorlar. Ben bunlara yerli çantacı diyorum. Bunlar maalesef kalite konusunda kontrol edilemediği için Türkiye’nin sağlık alanında kalitesini bozuyorlar.Sağlık Bakanlığının ve belediyelerin denetimleri hızlandırıp bu noktada Türkiye’nin sağlık turizmine ivme verecek doğru hizmet metotların kurgulanması ve destek olunması konusunda hareketlerin olacağını düşünüyorum.

Bizim kendi branşımızda yurt dışı çantacısı olarak ifade ettiğim hemşireler Avrupa ülkelerinde saç ekiyorlar. Burada Türkiye’ye gelecek döviz engelleniyor. Çünkü paranın yüzde 80-90’ı orada kalıyor ve Avrupa’ya gidildiğinde bizim yaptığımız detaylı işler oradaki hemşireler tarafından öğrenilmesine zemin hazırlanıyor. İlk başlarda 8-9 bin euro olan saç ekimi Avrupa’da şu anda 4-5 bin eurolara kadar geriledi. Makas gittikçe kapanıyor. Türkiye’de saç ekimi ortalama 2-2 bin 500 euro bandında. Geçen seneki verilere bakıldığı zaman Türkiye saç ekiminde 1 milyar doların üzerinde hacim var. Bunu doğru bir şekilde yönetirsek artar. Doğru bir şekilde yönetemezsek yok olması söz konusu.”

Terziler, dünyada sağlık turizmi değerinin 200 milyar doların üzerinde olduğunu belirterek, “Türkiye’de sağlık turizm hacmi 2,5 milyar dolar olduğu biliniyor. Bu pastanın en büyük kısmını Amerika ve Hindistan alıyor.” ifadelerini kullandı. Terziler, Hindistan’ın spa turizmi, ruhsal detoks ve meditasyon gibi spiritüel sağlık alanlarında iyi olduğunun altını çizdi.

Son dakika! Erdoğan: THY, Osaka-İstanbul seferlerine gelecek yıl başlıyor

Son dakika! Erdoğan: THY, Osaka-İstanbul seferlerine gelecek yıl başlıyor


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Japonya’nın Nagoya kentinde yaptığı konuşmada gurbetçilerin sorunlarına değinerek”Soydaşlarımızın çıkarlarını korumak, öncelikli hedeflerimizdendir” dedi. Erdoğan,”Buradan sizlerle bir müjdeyi paylaşmak istiyorum” diyerek Türk Hava Yolları’nın (THY) önümüzdeki yılın Nisan ayından itibaren Osaka Kansai Havalimanı’ndan İstanbul seferlerine başlayacağını duyurdu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Nagoya Bunri Üniversitesi Kültür Forumu’nda Türk Toplumuyla Buluşma Programı’nda konuşuyor. Erdoğan’ın konuşmasında öne çıkanlar şu şekilde:

Maalesef FETÖ’nün okulları hala Japonya’da çalışma yürütüyor. PKK ne ise DHKP-C ne ise FETÖ de odur. İnsanlarımızı şehit eden bu hain örgüte karşı mücadelemizi yürütüyoruz. FETÖ’cülerin ülkemizin itibarına kara çalmasına izin vermemeliyiz. Sizlerden destek bekliyoruz.

Dayanışma içinde hareket ettiğimiz noktada her türlü güçlüğün üstesinden geliriz. Bu bağlamda Nagoya’da başkonsolosluk açabiliriz. Japon makamlarında böyle bir talebe ‘Hayır’ diyeceğini sanmıyorum. Sayın valim ve büyükşehir belediye başkanım burada. Onların yer arama ve verme desteğiyle faaliyetlerimizi sürdürürüz.

Biliyorsunuz Japonya’nın işgücü azalıyor. Japonya’nın yeni yasası ile işgücü birliğimizi artırabiliriz. Japonya ile sosyal güvenlik anlaşması müzakeresi yürütüyoruz. Bu müzakereyi de yakında sonuçlandırabiliriz. Buradan sizlerle bir müjdeyi paylaşmak istiyorum. THY önümüzdeki yılın Nisan ayından itibaren Osaka’dan İstanbul seferlerine başlıyor. Böylece Osaka’dan memleketinize doğrudan seyahat edebileceksiniz. Hayırlı uğurlu olsun.

Bugün dünyanın 160’ı aşkın ülkesinden on bilerce öğrenci Türk üniversitelerini tercih ediyor. Misafir öğrencilerimiz arasında Japonların da olması bizim için gurur kaynağıdır. Şehir hastaneleriyle sağlıkta hizmet standartlarını çok daha yukarıya çıkarıyoruz. Dünyanın en güçlü ve en yaygın sosyal yardım sistemini kurduğumuz ülkemizde hiçbir vatandaşımız sahipsiz bırakmıyoruz. Savunma sanayinde dışa bağımlılığımızı yüzde 80’den yüzde 30 seviyelerine indirdik. Her alanda ülkemiz geliştirdik ileriye taşıdık. Şimdi turizmde çok büyük bir patlama var. Allah’ın izniyle bu yıl 51 milyon turist hedefini yakalayacağız. Arzumuz Japon turist sayısını da 1 milyona çıkarmak.

Ülkemizin G20 platformunda temsil edilmesi az önce ifade ettiğim saydığım bütün bu gelişmelerin sonucudur. Biz bunu yeterli görmüyoruz. 2023 hedeflerimizin ilk başında Türkiye’yi dünyanın en önemli 10 ekonomisinden biri haline getirmeyi hedefliyoruz. Son dönemde bölgemizde ve dünyada radikal bir değişim yaşanıyor. Türkiye’nin tam merkezinde yer aldığı bir süreçten ülkemizi sadece hasarsız olarak değil en karlı şekilde çıkarmayı hedefliyoruz.